09.01.2026
CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e "Kendinize emanet edilen çocukların kişisel verilerini ve mahremiyetini ihlal eden, sınıf içerisinden paylaşımlar yapan, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine dil uzatan ve eşitlik ilgisini zedeleyerek ayrımcılığı yapan MEB çalışanları hakkında gerekli idari hukuki süreci derhal başlatın ve kararlılıkla işletin. Bir kez olsun makamınızın hakkını yerine getirin. Bir kez olsun devlet memuru olarak bağlı olduğunuz Anayasa'nın ve yasaların kurallarına göre davranın." çağrısı yaptı.
Özçağdaş, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde Eğitim-İş, Eğitim Sen, TÖPSEN ve Hürriyetçi Eğitim Sen'in "Laik, Bilimsel ve Kamusal Eğitim Mücadelesinden Vazgeçmeyeceğiz" başlıklı açıklamasına katıldı.
"Milli Eğitim Bakanlığı, AKP iktidarının en büyük saldırı alanlarından biridir"
Milli Eğitim alanında her geçen gün anayasa ve yasa ihlalleriyle, Cumhuriyetin temel değerlerine yönelik saldırılarla karşı karşıya kaldıklarını belirten Özçağdaş, şöyle konuştu:
"Milli Eğitim Bakanlığı, AKP iktidarının en büyük saldırı alanlarından biridir. Burada sendikalardaki uzman öğretmenlerimizin çok net bir şekilde ortaya koyduğu bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Siyasilerden gücünü alan küçücük çocuklara kendi değer yargılarını empoze eden bir zihniyetle karşı karşıyayız. Son dönemde sadece bu örnek değil, başka örneklerde de bazı öğretmenlerin öğrencilerin bir içerik malzemesi olarak kullandıklarını kendi propagandaları için bir aktör haline getirdiklerini görüyoruz. Bu öğretmenlik mesleği açısından kabul edilebilir değildir. Çocukların ve ailelerin rızası olsa dahi hiçbir öğretmen çocuklarının sınıf içindeki faaliyetlerini dijital dünyada açıklamamalıdır. Bunu kendi siyasi düşüncelerinin açıklanması için bir araç olarak görmemelidir.
Bir bakanlık Cumhuriyet karşıtları tarafından ele geçirildiğinde, doğal olarak bundan güç bulanlar var. Bu kişi ve bu kişiler bu gücü nereden buluyorlar? Milli Eğitim Bakanı milletin Meclis'ine gelip, sizin tarikat, cemaat dediğiniz; bizim sivil toplum dediğimiz yapılara ÇED projesi adı altında alan açtığında, Millî Eğitim Bakanlığı bir siyasi partinin gençlik kollarını okullara protokolle soktuğunda, 45 çocuğa tecavüz edilen Ensar Vakfı’nın Karaman’daki yerinde soruşturma geçirmiş kişiyi Şanlıurfa İl Millî Eğitim Müdürü yaptığında, beş çocuğu döven adamı Ankara’nın göbeğinde Yenimahalle İlçe Milli Eğitim Müdürü yaptığında, Bursa’da 'hocam' diye hitap ettiği kız çocuklarını ayrıştıran müdür yardımcısının odasına tekbirle giden kişiyi ödüllendirdiğinde bu yol açılmış oluyor zaten.
"Bakandan çok umudum yok. Kadrosundan da çok umudum yok ama bu çağrıyı yapmak durumundayım"
Buradan bakana, bakanlığa, arkamda duran Milli Eğitim Müdürü'ne, Milli Eğitim Müdürlüğü'ne, umarım bizi izleyecek olan İstanbul Valisi'ne, 'Görevinizin başına geçin, gereğini yapın' diyorum. Kendinize emanet edilen çocukların kişisel verilerini ve mahremiyetini ihlal eden, sınıf içerisinden paylaşımlar yapan, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine dil uzatan ve eşitlik ilgisini zedeleyerek ayrımcılığı yapan MEB çalışanları hakkında gerekli idari hukuki süreci derhal başlatın ve kararlılıkla işletin. Okullarımızın, aydınlık geleceğimizin tek teminatı olan fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmesi için gerekli tedbirleri alın. Bakandan çok umudum yok. Kadrosundan da çok umudum yok. Ama bu çağrıyı yapmak durumundayım. Bir kez olsun makamınızın hakkını yerine getirin. Bir kez olsun devlet memuru olarak bağlı olduğunuz Anayasa'nın ve yasaların kurallarına göre davranın."
06.01.2026
24.12.2025
17.12.2025
12.12.2025
11.11.2025
21.06.2023
21.06.2023