09.01.2026
Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi, 2026 yılındaki ilk toplantısını 8 Ocak Perşembe günü CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirmiştir.
Toplantıda; Türkiye’de yaşanan ağır ekonomik kriz ve CHP’nin mücadele programı ile çözüm önerileri; 19 Mart darbesine karşı milyonların CHP öncülüğünde yürüttüğü demokrasi ve adalet mücadelesi; TBMM’de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmaları ve partimizin tutumu; dünyada ve bölgemizde yaşanan uluslararası gelişmeler ve CHP’nin iktidar yürüyüşündeki yol haritası ele alınmıştır.
Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz, emeklilerden emekçilere, kadınlardan gençlere, çiftçilerden küçük esnafa, işsizlerden dar gelirli yurttaşlara kadar toplumun tüm kesimlerini doğrudan etkilemektedir. Emekçilerin olmadığı bir masada belirlenen asgari ücret Cumhuriyet tarihinde ilk kez belirlendiği tarih itibariyle açlık sınırının altında kalmıştır. Emekli aylıkları ise asgari ücretin dahi oldukça altındadır. On milyonlarca yurttaşımız iktidar tarafından açlık ve yoksulluğa terk edilmiştir. CHP; emekçilerin, emeklilerin, toplumun üreten ve çalışan tüm kesimlerinin haklarını ülkenin dört bir tarafında gerçekleşen mitinglerden TBMM’ye kadar bulunduğu her zeminde savunmaya devam edecektir. Bu kapsamda emekli aylıklarının iyileştirilmesi için TBMM’de CHP grubu 7 gün, 24 saat süreyle aralıksız nöbete başlamıştır. CHP, on milyonlarca yurttaşın sefalete terk edilmesine seyirci kalmayacaktır.
Partimiz “Güçlü Yurttaş, Güvenli Gelecek, Kazanan Türkiye” programında ortaya koyduğu kapsayıcı kalkınma stratejisi ve güçlü sosyal devlet politikalarını ilk seçimden hemen sonra uygulamaya başlayacak ve ülkemizi ekonomik krizden çıkaracaktır. Seçimlere kadar ise programında ortaya koyduğu emeği ve üretimi esas alan, adil paylaşımı ve kalkınmayı önceleyen sürdürülebilir politikalarını tüm yurttaşlarla paylaşmaya devam edecek; bu politikaları halkçı belediyeleri ile uygulamayı sürdürecektir.
CHP, her siyasi görüşten ve her toplumsal kesimden on milyonlarca yurttaşla birlikte 19 Mart darbesine, her türlü hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı mücadelesini sürdürmektedir. Başta Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere, partimize ve belediyelerimize yönelik hukuksuz saldırılar, seçilmiş belediye başkanlarımıza dönük yargı baskısı, görevden almalar ve kayyum uygulamaları karşısında partimiz geri adım atmayacaktır. Adalet, demokrasi ve hukuk devleti mücadelesi, yalnızca yol arkadaşlarımız için değil, ülkemizde yaşayan herkes için kararlılıkla sürdürülecektir. CHP, siyasal baskılara karşı umudu, mücadeleyi büyütmeye, halkımızla birlikte her zamankinden daha güçlü şekilde devam edecektir.
19 Mart darbesinin ve siyasi operasyonların temel amaçlarından biri CHP’nin yerel iktidar alanlarında yurttaşla kurduğu güçlü ilişkiyi zayıflatma çabası olduğu açıktır. Her türlü hukuksuzluğa, soruşturmalara, operasyonlara ve iş yaptırmama girişimlerine karşı CHP’li halkçı belediyeler tüm yurttaşların yaşamına dokunan yerel yönetim anlayışını hayata geçirmeye devam etmektedir. Bu yerel yönetim anlayışı, partimizi yerelden genele iktidar taşıyacaktır.
Tüm saldırılara karşın partimiz toplumsal barış için katkı sunmaya, Kürt sorunu başta olmak üzere Türkiye’deki tüm sorunların demokrasi ve hukuk temelinde çözümü için çalışmaya devam etmektedir. TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmaları, ortak rapor yazım aşamasına gelmiştir. Partimiz hazırlanacak raporda terörün sonlandırılmasına ilişkin çalışmalarla birlikte demokratikleşme adımlarına da yer verilmesinin önemini hatırlatmaktadır. Silah bırakmaya ilişkin düzenlemelerin yanında hukuk devleti ve demokrasiye ilişkin güçlü bir siyasi iradenin ortaya konulması kuşkusuz hem sürece katkı sağlayacak hem de toplumun Meclis’e ve sürece güvenini tesis ederek kalıcı bir toplumsal barışın yolunu açacaktır. Partimiz bu çerçevede, Komisyon’un çalışmalarına yapıcı katkısını sürdürecektir.
Partimiz; dış politika, uluslararası siyaset ve güvenlik ortamında yaşanan gelişmeleri dikkatle takip etmektedir.
ABD’nin Venezuela’ya dönük müdahalesi, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın ağır bir ihlalidir. Kural temelli küresel sistem sarsılmıştır. Belirsizliklerin arttığı, kuralsızlığın yükseldiği çağımızda; ülkemizin kişisel ilişkilerin değil kurumsal yapıların esas olduğu, öngörülebilir ve istikrarlı bir dış politika anlayışına ihtiyacı vardır. Venezuela’da yaşanan gelişmeler, otoriterliğin ve demokrasiden uzaklaşmanın bir ülke için ne ölçüde kırılganlık yaratacağını ortaya koymuştur. Partimiz, küresel siyasette kural temelli bir düzeni savunmaya devam edecek; yeni dönemin getirdiği risklere ve tehditlere karşı ulusal çıkarlarımızı korumak için hareket edecektir.
Suriye’deki entegrasyon görüşmelerinin tıkanması ve son günlerde yaşanan çatışmalar karşısında Türkiye müzakereden ve diplomasiden yana tutum almalı; sorunların çatışmasız biçimde çözülmesi ve sivillerin korunması için inisiyatif ortaya koymalıdır. Suriye’de 14 yıl süren iç savaş; milyonlarca insanın ölümüne, evlerinden edilmelerine, göçe ve büyük acılara yol açmıştır. Yalnızca Suriye’nin değil bölgemizin de güvenliği ve huzuru sarsılmıştır. Milyonlarca sığınmacıya hala ev sahipliği yapmakta olan Türkiye, Suriye’deki iç savaştan en çok etkilenen ülkelerin başındadır. Suriye’de sağlanacak bir kalıcı barış en çok Türkiye’ye fayda getirecektir. Bunun için Suriye’de toprak bütünlüğü temelinde tüm kesimlerin dahil edildiği demokratik ve kapsayıcı bir yönetimin oluşturulması gerekmektedir. Bu aynı zamanda ülkemizdeki sığınmacıların geri dönüşünü de hızlandıracaktır. CHP, bugünün ana muhalefet partisi ve yarının iktidar partisi olarak bölgemizde ülkemizin güvenliğini ve refahını korumak için çabalarını sürdürecektir.
İran’da ekonomik krizin derinleşmesiyle başlayan ve hız kesmeden devam eden toplumsal hareketler partimiz tarafından takip edilmekte; protestoların iç dinamikleri, iktidarın güvenlikçi refleksleri ve olası senaryolar üzerinde durulmaktadır. Söz konusu gelişmelerin, Türkiye açısından sınır güvenliği, göç riski, sosyal ve kültürel gerilimlerin yayılması gibi sonuçları ve bölgesel istikrar üzerindeki muhtemel etkileri ele alınmaktadır.
CHP, Türkiye’nin birinci partisi olmaktan gelen sorumluluğuyla 2026 yılında da somut yol haritalarını ortaya koymaya devam edecektir.
Türkiye’nin içinde bulunduğu krizlerden çıkarılması ve ülkemizin güvenli bir geleceğe taşınması için erken seçim, ertelenemez ve acil bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bir an önce erken seçim sandığının kurulması yalnızca partimizin değil, milletimizin de ortak talebidir.
Partimiz erken seçim sandığını getirme ve düzeni değiştirmek için mücadelesini sürdürecektir. Bu mücadeledeki yol arkadaşlarımız ülkemizin 81 ilinden, tüm siyasi görüşlerinden, tüm toplumsal kesimlerden, hangi partiye oy vermiş olursa olsun ayrımsız tüm yurttaşlarımızdır.
06.01.2026
24.12.2025
17.12.2025
12.12.2025
11.11.2025
21.06.2023
21.06.2023