14.03.2026
CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı Kayıhan Pala, sağlıkta şiddete dikkati çekerek, "Savaşın ve çatışmanın olmadığı Türkiye dışında herhangi bir ülkede hekimlerin ilk talebi can güvenliği değildir. Oysa ülkemizde maalesef hekimler ne istiyorsunuz sorusuna ilk olarak 'can güvenliği' diye yanıt veriyorlar. Ülkemizde sağlıkta şiddet çok önemli bir sorundur" dedi. Pala, CHP iktidarında yapılması planlanan düzenlemeleri açıklayarak, CHP iktidarında 14 Mart’ların Tıp Bayramı olarak kutlanacağını söyledi.
CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nde 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla basın toplantısı düzenledi. Pala'nın açıklamalarında öne çıkanlar şöyle:
"14 Mart hem bu topraklarda çağdaş tıp eğitimine geçişin simgesidir hem de tıbbiyelerin işgale karşı direneceklerini açık olarak dile getirdikleri günün simgesidir. Ancak hekimlik ortamı söz konusu olduğunda hekimlerin sayısının planlanmasından, iyi yetiştirilmesine, yetiştirilenlerin ise istihdam edilmesine kadar geçecek o insan gücü süreci bütünlüklü bir süreç olarak maalesef ele alınmamaktadır. Bugün tıp eğitimi çok büyük sorunlarla karşı karşıyadır. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin sağlık ve ekonomi politikaları niceliği ön plana çıkarmış ve niteliği yok saymıştır. Bu nedenle hem tıp doktoru ünvanı alacak temel tıp eğitimi büyük sorunlarla karşı karşıyadır hem de tıp fakültesini bitirdikten sonra uzmanlık eğitimi büyük sorunlarla karşı karşıyadır. Sayıları 120'yi geçen tıp fakültesinden mezun olan hekimler arasında ne bilgi ne beceri ne de tutum açısından standart bir eğitimin varlığından söz etmek mümkün değildir. Uzmanlık eğitiminde çok ciddi sorunlar vardır.
"TIP FAKÜLTELERİNİN DESTEKLENMEMESİ EN BÜYÜK HATALI GİRİŞİMLERDENDİR"
Savaşın ve çatışmanın olmadığı Türkiye dışında herhangi bir ülkede hekimlerin ilk talebi can güvenliği değildir. Oysa ülkemizde maalesef hekimler ne istiyorsunuz sorusuna ilk olarak 'can güvenliği' diye yanıt veriyorlar. Ülkemizde sağlıkta şiddet çok önemli bir sorundur. Bu konuda Meclis'te bir araştırma komisyonu kurulmuş ve komisyon raporunda 66 öneri gündeme getirilmiş olmasına rağmen bu önerilerin büyük çoğunluğu hayata geçirilmemiştir. Sağlıkta şiddetin önlenmesi için daha kaç meslektaşımızın hayatını kaybetmesi, kaç meslektaşımızın yaralanması beklenmektedir? Sağlıkta şiddet nedeniyle mezun olan bazı hekimlerin artık mesleği bırakma kararı vermesi, birçoğunun da mesleği bu ülkede yapmak yerine başka ülkelere gitmeye çalışmasıdır. Hekimler arasında kamuda ve özel sektörde çok farklı çalışma koşulları ve özlük hakları vardır. Kamu söz konusu olduğunda Tıp Fakülteleri ile Şehir Hastaneleri arasındaki bu özlük hakları farklılıkları hem asistanlık döneminde hem de uzmanlık döneminde hekimleri Tıp Fakültelerinden uzaklaştırmaktadır. Tıp Fakültelerinin bu kadar geri bırakılması hem insan kaynağı hem de ekonomik kaynak açısından desteklenmemesi bu ülkeye yapılacak ve yapılan en büyük hatalı girişimlerden bir tanesidir.
"MEMNUNİYETSİZLİĞİN ARKASINDA HEKİMİN HASTASINA YETERİNCE ZAMAN AYIRAMAMASI VARDIR"
Bu yapıdan artık 'iyi hekim' çıkmasını beklemek gerçekçi değildir. Bütün karar vericilerin tıp eğitimini yalnızca sayının arttırıldığı bir alan değil, aynı zamanda tıp fakültesinden mezun olan her hekimin iyi hekim olarak mezun olacağı bir yapıya kavuşturmak için ciddi bir şekilde herkes çaba göstermelidir. Yıllar içinde branş tercihlerinde de büyük bir değişim olmuştur. En başta AKP'nin yanlış sağlık politikaları hekimlerin branş tercihinde değişikliğe yol açarken sağlıkta şiddet, sağlıkta ticarileşme, hasta ve hasta yakınlarının karşınlanması mümkün olmayacak şekilde arttırılmış beklentileri de buna etki etmiştir. Çok değil 10 yıl önce Çocuk Sağlığı ve Uzmanlığı, Kadın Hastalığı ve Doğum gibi uzmanlıklar artık geri planda kalmaktadır. Bu Türkiye açısından, sağlık sistemi açısından ve hastalar açısından hiç de iyi bir durum değildir. Sağlık alanındaki sorunları çok iyi saptayıp zaman geçirmeden ivedi olarak bu sürece el atmak gerekmektedir. Bu memnuniyetsizliğin arkasında ilk olarak hekimin hastasına yeterince zaman ayıramaması vardır. Hastasına tanı koymak için zaman bulamayan hekim ne tanı ne de tedavi sürecinde usta- çırak ilişkisinin kendisine verdiği yetkinliği kullanamaz.
"AKP'NİN 'SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI' OLAN PROGRAM İFLAS ETMİŞTİR"
Sonuç olarak bu süreç sadece hekimliği değil, iyi sağlık hizmeti almayı hak eden bütün yurttaşlarımızı olumsuz etkilemektedir. AKP'nin 2003 yılında duyurduğu adı 'Sağlıkta Dönüşüm Programı' olan program iflas etmiştir. Bu program sağlığı ticarileştirme odaklı bir neoliberal sağlık reformu girişimidir. Ama artık özellikle hastaların memnuniyetindeki çok ciddi azalmanın da net olarak ortaya koyduğu gibi bu programın iflası nedeniyle Türkiye'de sağlık hizmetlerine erişim açısından çok sayıda sorun karşımızdadır.
CHP'NİN ÖNERDİĞİ SAĞLIK POLİTİKALARI...
Bugün bayram olarak kutlayamadığımız 14 Mart'ta CHP'nin önerdiği sağlık politikaları ise şunlardır; ilk olarak ülkemizdeki sağlık emek gücü süreci kökten değiştirilmelidir. Planlama iyi yapılmalı, hekimlerin çok iyi yetiştirilmesi sağlanmalı ve istihdam koşulları onları refah içinde yaşatacak bir düzeye mutlaka getirilmelidir. CHP iktidarında elde edilebilir, erişilebiliri kabul edilebilir ve yüksek nitelikli sağlık emek gücü için planlama, yetiştirme ve istihdam bütünlüklü bir süreç olarak ele alınacaktır. Bu bütünlüklü süreç içerisinde yetiştirilenlerin yetkinlikleri izlenecek, istihdam edilmeleri aşamalarının her birinde liyakate uygun düzenlemeler yapılacaktır.
"SAĞLIKTA ŞİDDET TÜRKİYE'DE CİDDİ BİR SORUN OLMAKTAN ÇIKARTILMALIDIR"
Kamuda hizmet sunan tüm sağlık çalışanlarının refah düzeyi artırılacaktır. Performansa dayalı ek ödeme sistemi kaldırılacaktır. Özel sektörde istihdam edilenler için iş güvencesini belirleyecek yasal düzenlemeler yapılacaktır. Bugün hekim ve hastayı karşı karşıya bırakan bugünkü malpraktis sorumluluk sistemi yerine kamusal bir yapılanma hayata geçirilecektir. Tıp Fakültelerinin asıl amacının eğitim ve araştırma olduğu unutulmadan mutlaka desteklenmelidir. Sağlıkta şiddet Türkiye'de ciddi bir sorun olmaktan çıkartılmalıdır. Resmi rakamlara göre 2024 yılında 18 bin 223 beyaz kod vakası kayıtlara geçmiş durumdadır. İnsanların kendilerini güvende hissettikleri bir çalışma ortamı yaratılamazsa bu ülkede sağlık alanında ne hasta memnun olabilir ne de bu hizmeti sağlayan sağlık çalışanları. Sağlıkta şiddetin önlenmesi amacıyla sağlık çalışanlarının güvenli ortamlarda çalışmaları sağlanmalı ve şiddet uygulayan kişiler en sert ve kararlı biçimde cezalandırılmalıdır. Biz bugünü Tıp Bayramı olarak kutlayamıyoruz ancak CHP iktidarında 14 Mart’lar Tıp Bayramı olarak kutlanacaktır."
06.03.2026
06.03.2026
18.02.2026
11.02.2026
11.02.2026
10.02.2026
08.02.2026