02.04.2026
CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:
“UCUZ KONUT, UCUZ VE GÜNÜ GELDİĞİNDE BEDAVA ULAŞIM İÇİN CUMHURİYET HALK PARTİSİ’Nİ SEÇİN”
“TOKİ’YE 120 BİN SOSYAL KONUT HEDEFİ KOYACAĞIZ, SOSYAL KONUT KİRASI DA HANE GELİRİNİN YÜZDE 25’İNİ GEÇMEYECEK”
“KÖİ MODELİNİ REDDEDİYOR, ÜCRETSİZ OTOBAN VE KÖPRÜLERİ SAVUNUYORUZ”
“BARINIP, BESLENİP, AİLESİNİ GEÇİNDİRENE KADAR HERKESE TEMEL VATANDAŞLIK GELİRİ SAĞLAYACAĞIZ”
“PARTİMİZDE GENÇLER VE KADINLAR SİYASET ÜRETİP UYGULAYANLARDIR; GELİN BİZİMLE SİYASET YAPIN”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Çeşme Belediyesi Hanem Çeşme Kiralık Sosyal Konut Projesi Temel Atma Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Kıymetli Genel Başkanım Murat Karayalçın, büyükşehir belediye başkanımız, il başkanımız, çok değerli ilçe başkanlarımız, belediye başkanlarımız, kıymetli Çeşmeliler bugün güzel ve heyecanlı bir günde birlikteyiz. Partimizin karşı karşıya olduğu tüm baskılara, arkadaşlarımızın çektiği acıların üzerimizde yarattığı olumsuz duygulara rağmen hep beraber büyük bir zaferin ikinci yıldönümünün içinde olduğumuz haftada; Cumhuriyet Halk Partisi’nin 47 yıl sonra birinci parti olduğu, Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en büyük yerel seçim zaferini kazandığı 31 Mart 2024 seçimlerinin ikinci yıldönümünde İzmir’deyiz. Partimizin amiral gemisinde, sancak gemisindeyiz” dedi. Özel, şunları söyledi:
“YAKICI EKONOMİK SORUNLARA ÇÖZÜM ÜRETİYORUZ”
“İki yıl önce biri büyükşehir belediye başkanı olmak üzere aday gösterdiğimiz 31 belediye başkanımızdan 29’una görev veren; İzmir tarihinde toplam altı kadın belediye başkanı varken, bir dönemde sekiz kadın belediye başkanına görev veren; 12 genç belediye başkanına görev veren İzmir’deyiz. Bir taraftan engellemeler ve buna karşı mücadeleler… Yaşadığımız zorluklara rağmen iki yılın sonunda sabahın erken saatlerinden itibaren açılışlar yaptığımız, temeller attığımız, bütün güçlüklere rağmen belediyelerimizin dimdik ayakta olduğu ve vatandaşın yakıcı ekonomik sorunlarına sosyal belediyecilik anlayışıyla çözümler ürettiği, kentin sesini duyan ve kentin beklentilerine cevap veren belediyecilik anlayışımızla gurur duyduğumuz bir gündeyiz.”
“SAYIN KARAYALÇIN’IN GÖZETİMİNDE GERÇEKLEŞMESİ ÖNEMLİ”
“Önemli bir başlangıcı yapmak üzere de bugün buradayız. Bundan aylar önce sevgili Lal Denizli beni ziyaret edip, bu projeden bahsetti. Bu projenin Sayın Murat Karayalçın’ın da denetiminde, gözetiminde, himayesinde gerçekleştiğini… Ki Sayın Genel Başkanımız Karayalçın’ı anlatmak, methetmek hiçbirimize düşmez ama Batıkent projesiyle Türkiye’nin en önemli kentsel dönüşüm projelerinden birini hayata geçirmiş, Portakal Çiçeği Vadisi’yle muhteşem işler yapmış, hepinizin örnek aldığı, sosyal demokrat belediyeciliği, özellikle yerel yönetimlerin güçlendirilmesini, yerinden yönetimi hem teorik olarak savunmuş, hem pratize etmiştir. Sonra partimizde Genel Başkanlık göreviyle halen daha da her birimize mentörlük eden, danıştığımız, her konuda bizi en doğru şekilde yönlendiren, bilgilendiren ve bize destek olan; ‘Bir siyasi partinin aidiyeti nasıl koca bir ömür boyunca onurla, gururla taşınır?’ konusunda hepimize gıpta ettiren Sayın Genel Başkanıma saygılarımı sunuyorum öncelikle. Burada genç, heyecanlı bir ekibe Sayın Karayalçın’ın ta Batıkent projesindeki ekibindeki arkadaşların da yardım ettikleri ve burada bambaşka bir sürecin yaşandığını Lal’den dinledim. Çok heyecanlandım. Çok hoşuma gitti proje.”
“KİRALIK SOSYAL KONUTU İLK BİZ PROGRAMA KOYDUK”
“Zaten Cumhuriyet Halk Partisi bir program çalışması yürütüyor. O çalışmada dünyanın sosyal demokrat belediye başkanlarından duyduğu, sol sosyalist belediyeciliğin en önemli icraatlarından biri olan kiralık sosyal konutu; Türkiye de Cumhuriyet Halk Partisi’nin parti programının hazırlık çalışmalarında duymuştu. Daha sonra bunu Sayın Genel Başkanımızın da önemli katkılarıyla parti programımıza yazdık. Geçtiğimiz yıl 4-9 Eylül kuruluş haftamızda parti programımızı oybirliği ile yenileyerek Türkiye’de ilk kez bir siyasi parti bunu sadece dillendirmedi, programına koydu, kendi önüne bir hedef olarak koydu. Tabii Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu öncü yaklaşımı iktidar partisi tarafından da ‘Kiralık sosyal konut projeleri yapılacak’ diye sahiplenildi. Bu bizim siyasette çok hoşumuza giden, bir ülkeye kazanıma dönüştürebildiğimiz, siyasette rekabet etmenin yanında üzerinde bir mutabakata dönüşen iyi fikirlerin sahibi olmak her zaman güçlü ve sağlam bir gelenekten gelen, dünyada siyasi akrabalarıyla ortaklaştığı değerleri ülkesinde diğer partilere de tanıtan ve bunun hayata geçirilmesi için bu olanağı yaratan bir parti olarak kendimizle de gurur duyduk. Tabii iktidar partisinin yüzde 5’lik bir kiralık yani ‘Sosyal konutlar yapacağız, yüzde 5’ini kiraya ayıracağız’ rakamının dünya örnekleriyle bağdaşır olmadığını, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu kapasiteye cevap vermeyecek olduğunu, bu rakamın esnek bir rakam olması ama ilk aşamalarda yüzde 20-25’in altına asla gerilememesi gerektiğini de biliyoruz.”
“PARTİMİZDE KADINLAR SİYASET ÜRETENLERDİR”
“Ben tabii bu konuda birkaç şey daha söylemeden evvel, öncelikle Çeşme Belediye Başkanımızdan bahsetmek isterim. Ama bir kişi olmanın ötesinde bir örnek, bir model olma vasfıyla Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yıllar önce yürüttüğü seçim kampanyalarında, herhalde 1999 seçim kampanyasında sekiz yaşında Cumhuriyet Halk Partisi’nin sesli anons aracında anons yaparak başlamış. O kampanyaların maskotuna dönüşmüş. Sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nin gençlik kollarında her kademede görev yapmış. İstanbul’da yürüttüğümüz çok sayıda seçim kampanyasında seçim koordinasyon merkezlerinde, 2023 yılında Ankara’daki benim de görev yaptığım seçim koordinasyon merkezinde görev yapmış. Bu partinin evladı, saatin vidasından gelen ve biz ona görev teklif ettiğimizde henüz 32 yaşında olan bir Cumhuriyet Halk Partili gençti. Cumhuriyet Halk Partisi gençlerin, kadınların, genç kadınların kendine siyasette alan bulabildiği bir partidir. Gençlerin sadece direklere tırmanıp da… Ki o işi de maharetle yaparlar. Afiş, bayrak astığı ya da kampanyanın fiziki yükünü taşıyanlar değil; Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset üretenler, tartışanlar, uygulayanlar, görevlere talip olup liyakatle belli görevlere gelebilen kişilerdir. Cumhuriyet Halk Partisi’nde kadınlar işte evlerde toplanan, poğaça - börek yapan, onları satıp partiye para kazandıran ya da evlere, erkeklerin giremediği yerlere giren değil; bunların hepsini de yüksünmeden yapan ama Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset kuran, tartışan, yöneten, görev isteyen ve kendisine görev verilen kişilerdir. Bir yanda 18 bakanın sadece birinin kadından sorumlu bakan olup, o da aile parantezine alınarak görevlendirildiği; diğer 17 alanın erkek işine, ‘Sen elinin hamuruyla karışma’ diye kadınlara layık görülmediği bir yönetim anlayışı varken, bir tarafta da Değişim Kurultayı’ndan sonra 42 yaş ortalamasıyla göreve gelen MYK’nın yarısının kadınlardan, yarısının erkeklerden oluştuğu; Gölge Bakanlar ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı 18 kişinin dokuzunun kadın, dokuzunun erkek olduğu bir Cumhuriyet Halk Partisi vardır. Lal bizim için sadece arkadaşımız, kardeşimiz, gurur duyduğumuz yegane örneğimiz değil; bir modeldir. Lal, bir Cumhuriyet Halk Partisi siyasetinin pek çok kadın ve genç belediye başkanımızla birlikte, bugün ortaya koyduğu bir çağrıdır; gençlere çağrıdır, kadınlara çağrıdır. Emeğinin görülmesi, karşılığının alınması, eşit mücadelenin yapılması ve söz sahibi olunmasının mümkün olduğu bir partidir kadınlar ve gençler için. Buradan Türkiye’de siyasete meyili olan, eğilimi olan, merakı olan ya da ‘Ülkeyi değiştirmek için bir şey yapmam lazım’ diyen tüm gençleri ve tüm kadınları Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapmaya davet ediyorum.”
“LAL DENİZLİ, İNANILMAZ İŞLERİ BİR ÇIRPIDA YAPTI”
“Tabii görevi verdiğimiz gençleri takip ediyoruz, izliyoruz. Lal iki yıllık görev süresi boyunca yedi bin ton gibi bir asfalt ki müthiş bir rakam Çeşme coğrafyasında… Asfalt sermekten, 12 bin 300 metre bordüre ve 5 bin 200 metrekare küp taş döşenmesine, yolların bakım ve onarımına, yağmur suyu hatlarının yenilenmesine; 47 yeni park kazandırılmasına; doğalgaz meselesinin halledilmesine ve ilerletilmesine; kreşte ihtiyaç sahibi öğrencilere okula başlangıç, kırtasiye desteklerine, bütün Cumhuriyet Halk Partili belediyelere ödev verdiğimiz öğrencinin beslenme çantalarını doldurmaya, yani yoksulun çocuğunun gözünün zenginin çocuğunun beslenme çantasına ilişmemesi için yapılması gereken bu görevin layıkıyla yapılmasına; yaşlılar için evde temizlikten, evde sağlık hizmetlerine… Biraz önce Sayın Genel Başkanımızın da dikkatimizi çektiği Çeşme Vizyon Ofisi’ne, çözüm merkezine; halk günü mahalle buluşmalarıyla hep propaganda döneminde ‘Birlikte yöneteceğiz’ deyip sonra unutulan bir kavramın, sosyal demokrat belediyeciliğin en önemli kasının burada güçlendirilmesine; afet koordinasyon merkezinden engelsiz spor okuluna ve kent enstitüsüne kadar inanılmaz işleri büyük bir çırpıda yaptı.”
“ONLARLA GURUR DUYUYORUM”
“Bugün bu projeyi ortaya koyuyor ama bunları yaparken bir şey daha yaptı. Buna da örgütsel olarak ve siyasi olarak değil ama kişisel olarak bir teşekkürü kendisine borç biliyorum. Yanında oturan Gökçe Gökçen’le birlikte en yakın arkadaşları Gülşah Durbay’dı. Bizim Manisa’da 18 yaşından beri parti için yani o gün kaydolan yine Lal gibi küçük yaşlarından beri parti için koşturan, benim doğduğum, Fatih Sultan Mehmet’in tahta çıkmak için yola çıktığı tarihi Şehzadeler ilçesinin, Manisa’nın merkez ilçesinin seçilmiş ilk kadın belediye başkanıydı. Maalesef göreve geldikten kısa süre sonra bir rahatsızlığı oldu. Maalesef her şeye rağmen de bu Gülşah’ı kaybettik. Lal bu kadar işi yaparken ve yanında oturan Gökçe Gökçen Başkanım partinin bir genel başkan yardımcısı olarak her işi yaparken, ben ne zaman Gülşah’ın sağlığını merak etsem ikisinden birini yanında buldum, yanında gördüm, yanında duydum. Telefonun ucunda ‘Lal geldi onunla ettiriyoruz, Lal beni aldı Çeşme’ye götürdü, hava aldırıyor. Gökçe geldi yanımda duruyor’ diye arkadaşlarına da böyle bir vefa gösteren bu iki genç kadının ikisiyle de gurur duyuyorum ve ikisini de ayrıca teşekkür ediyorum.”
“İMKANI OLAN YÜZDE 35 KENDİNE ÇATI BULABİLİYOR”
“Biraz önce söylediğim gibi Cumhuriyet Halk Partisi bu kiralık sosyal konut projesini ve bunu kendi programına koydu. Bunun bir an önce uygulanması için yerel yönetimlerde tüm zorlamalara rağmen aksiyonlar alıyor. Bugün sabahleyin Menemen’de yapılacak olan sosyal konut projesinin, 3 bin 200 konutluk, yüzde 10’unun kiralık sosyal konut olarak ayrıldığını büyük bir memnuniyetle takip ettik. Bugün sabah Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızın sunumundan. Gelecek sene yapılacak ve teslim edilecek konutlarda. Burada ise tamamının kiralık sosyal konut olması, bu meseleyi belki irdelemeyenler açısından Çeşme gibi yerler, Bodrum gibi yerler, Marmaris gibi yerler hepimizin çok özenerek gittiği, hatta gittiğimiz günlerde parayı kolay harcadığımız ve dışarıdan gelenlerin o kentin bütün ekonomisini hem canlandırdığı ama her şeyin fiyatını çok yukarı çektiği yerler. Öyle ki normalde kendi halinde bir kasaba kalsa Çeşme, ortalama kira 10 bin lira olacakken, burada ortalama kira 30 - 35 - 40 bin liraya çıkıyor. Bu şehirde yaşamak zorunda olan orta ve düşük gelir seviyesinde insanlar var. İşte onun için sosyal konut, kiralık sosyal konut önemli ve herkese açık, kaliteli sosyal konutların yapılması çok önemli. Bu konuyu çok irdeledik, çok çalıştık ve bir parti programımıza yazdık. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimizde Çevre, Şehircilik, Politika Başkanımız Seyit Torun ile birlikte bunu somutlaştırdık. Yine Gökan Zeybek Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin bugünlerdeki faaliyetleri açısından bunları takip ediyor. Bu işin Türkiye çapındaki iktidarımız için vadedeceğimiz ve hızla hayata geçireceğiniz bu projenin genel adı, ‘Herkes İçin Bir Çatı.’ Yani Türkiye’de imkanı olan yüzde 35 kendine bir çatı bulurken, imkanları dar olan Sayın Genel Başkanımızın dikkatimize sunduğu yüzde 65, hele hele bunun daha da yoksul olan kesimleri için işte bu projeler son derece önemli bir noktaya gelecek.”
“KİRA, HANE GELİRİNİN YÜZDE 25’İNİ GEÇMEYECEK”
“Biz TOKİ’nin yılda 45 bin konut üretiyor olmasını önemsiyoruz. Ancak TOKİ’nin özellikle zenginlere ve orta üst gelir seviyesine konut üretiyor olmasını doğru bulmuyoruz. TOKİ’nin gerçek anlamda bir sosyal konut atağı yapması için TOKİ‘nin önüne iktidarımızda yılda 120 bin sosyal konut hedefi koyacağız. 90 bin konutu alt ve orta gelir seviyesine uygun koşullarda vereceğiz. 120 bin konutun 30 bini de kiralık sosyal konut olacak. Konutların kirası hane gelirinin yüzde 25’ini geçmeyecek. Dünyadaki siyasi akrabalarımız bunu gelire göre kira olarak nitelendiriyorlar. Yani kişilere verilecek sosyal konut, hane gelirinin yüzde 25’ini geçmeyecek. Vatandaş ucuza ev sahibi olacak ya da ucuz kirada oturacak. Bu meselenin devletin elindeki çok sayıda devlet memurlarına, çalışanlarına tahsis etmiş olduğu lojmanları, gelince ilk elden satan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin infaz koruma memurlarına büyük kötülük, polislere ne büyük kötülük, askeri personele ne büyük bir kötülük yaptığını ekonomik şartlar buraya gelince bütün vatandaşlarımız hissetti. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında başta şehirlerin dışındaki o cezaevlerinde, ki ümit ediyoruz mevcutları azaldığında ihtiyaç azalır, mevcutları azaldığında başka görevlere kaydırılırlar. Tamamının lojman ihtiyacının çözüldüğü, devlet memurlarının lojman ihtiyaçlarının çözüldüğü ve çözülemeyenlere de kiralık sosyal konutta öncelik verildiği bir dönemi hep birlikte Türkiye Cumhuriyeti’ne yaşatacağız.”
“PROJE, TÜRKİYE’DE BİR İLK”
“Bugün burada biraz önce Sevgili Lal ifade etti, izledik. Ama belki canlı yayında yer almamış olabilir. O kısımlar, o konuşmalar. Biz bugün burada bir temel atma gerçekleştiriyoruz. Projenin adı ‘Hanem Çeşme Projesi.’ Hanem Çeşme herkes için adil, nitelikli ev modeli kelimelerinin baş harflerinden oluşuyor. Ben orayı acaba herkese adil nitelikli ev modeli deyip, içinden kurtulsak mı hem de her baş harf kendi kelimesinin altında kalsa mı diye baktım. Lal böyle söylemiş arkada benim gibi öneren biri var. Bir söz önerge ileteceğim müsaadenizle Sayın Genel Başkanım. Projenin bundan sonraki adının herkese adil, nitelikli ev modeli olmasını alkışlarınızla onayınıza sunuyorum. Oybirliği ile kabul edildi. 100 bin metrekare alanda 660 konut inşa edeceğiz. Konutlar birer yatırım aracı değil, barınma aracı olarak tasarlanıyor. İnsani koşullarda her bütçeye uygun kiralık konutlarımız olacak. İzmir’de ortalama 30 bin lira seviyesinde kiralar. Bunu karşılayamayan dar gelirliler sosyal kiralık konutlara ulaşacaklar. Türkiye’de bir ilktir, biraz önce Sayın Murat Karayalçın’ın da ifade ettiği gibi Çeşme’deki dile getirildiği tarih, yapılan çalışmalar, kapsamı ve bugün temeli atılması açısından bu projeyi Türkiye tarihinde ilk olarak hayata geçiren Çeşme Belediyesi’ne, Başkanına, meclis üyelerine ve emekçilerine yürekten teşekkür ediyoruz.”
“UCUZ KONUT VE BEDAVA ULAŞIM İÇİN AK PARTİ’DEN KAÇIN”
“Sayın Genel Başkanım, burada bulunmanın ve yıl dönümü olmasından dolayı iki farklı hususu dile getireceğim. Bir tanesi Çeşme’deyiz. Türkiye’de malum, İstanbul’da boğaz köprülerinin satılması ve yedi otoyolun özelleştirilmesi söz konusu. Bu süreç ortaya çıktığında biz duyumları sorduk, sustular. Ardından bu Bloomberg tarafından yurt dışında haberleştirilince, bu haberi tekzip etmediler. Sonra da öğrendik ki, bir takım keşif için gönderiyorlar falan ve gerçekten de bu köprüleri ve otoyolları özelleştirmeye, bazılarını da yeniden özelleştirmeye çalışıyorlar. O süreçte şu ifadeleri kullanıyordum ben. Özal’ın yaptığı otoban, İzmir - Çeşme arası 98 kilometre, 49 - 50 lira. Erdoğan’ın KÖİ, Kamu Özel İşbirliği dediği ve ‘Cebimizden beş kuruş para çıkmayacak’ deyip ama normalin 10 - 15 katına mal ettiği, geçiş garantileri verdiği sistemde aynen mesafe 350 lira. CHP olsa Kamu Özel İşbirliği ya da Yap-İşlet-Devret olsa bile, bittiğinde yani zaten 50 lira ya da altında olurdu. Bittiğinde de bedava olurdu. Almanya’daki gibi, bir şehirde bir ülkede kaliteli, hızlı ulaşım bir haktır. Ve bu hak o ülkeden transit geçenler için değilse bile, o ülkedeki insanlar için ücretsiz olmalıdır diyorduk. Bu finansman modelini hem reddediyor, bir şekilde bundan kurtulduktan sonra da otobanların, köprülerin artık maliyetleri çıktıktan sonra ücretsiz olması gerektiğini savunuyoruz. Sayın Genel Başkanım bugün büyük bir üzüntüyle öğrendik ki Özal’ın yaptığı, ‘Koy kaseti Semra, keyfimiz yerine gelsin’ diyerek açtığı, o günden bugüne bugünkü parayla 45 - 50 liraya İzmirlilerin Çeşme’ye, Çeşmelilerin İzmir’e ulaştığı bu otobanı bir kez daha özelleştirmek suretiyle Haziran’ın 20’si 24’ünden itibaren geçiş ücretinin 350 liraya çıkacağı, yetmez Güzelbahçe metropol ilçedir diye bir mücadeleyle oradaki gişeler kalkmıştı. Güzelbahçe’ye de artık o pahalı otobandan girileceği, dolayısıyla Seferihisar’ın Güzelbahçe’ye kadar gelip oradan çıkıp gittiği ücretsiz ulaşımın da ücretli bir ulaşıma dönüşeceği bir durumla karşı karşıyayız. Bu duruma, Urlalılar, Urla Belediye Başkanımız açılışta da bahsetti, tepki gösteriyorlar, mücadele ediyorlar, Çeşmeliler tepki gösteriyorlar. Buradan Türkiye’ye ilan ederiz ki, rahmetli Özal’ın yaptığı 50 liralık otoyol, artık bütün masraflar çıktıktan sonra bedava olacağı gün, AK Parti tarafından 350 liraya çıkarılmaktadır. Bundan sonra buradan bütün Türkiye’ye söylüyoruz. Ucuz konut için, ucuz kiralık konut için, ucuz ve günü geldiğinde bedava ulaşım için bu AK Parti’den kaçın, Cumhuriyet Halk Partisi’ni seçin.”
“İKTİDARIMIZDA HER MAHALLEDE KREŞ KURACAĞIZ”
“Şimdi diyebilirsiniz ki televizyonu başında beni bugün örneğin Kayseri’den izleyen, Nevşehir’den izleyen, Trabzon’dan izleyen çok kıymetli ev hanımlarından biri de diyordur ki aklından, ‘Ya bu hedefi koyuyorsunuz da tutar mı bu hedefler?’ Vallahi ikinci yılındayız. Belediyeleri kazandık. Gökan Zeybek’le birlikte biz dedik ki ‘Belediyelere hedefler verelim.’ Verdiğimiz hedeflerden bir tanesi halk arasında kreş denen, gündüz bakımevi falan denen çocuk etkinlik merkezleri var. Kreş dediğin şöyle bir yer. Kreş küçücük çocuğun zenginse eğer anası - babası erken yaşta gittiği yerdir. Sosyalleştiği, el becerilerinin arttığı, iletişim yeteneklerinin arttığı. Allah göstermesin varsa bir eksiği, örneğin artikülasyon, telaffuz bozukluğu varsa öğretmen tarafından fark edildiği veya bugün Dünya Otizm Günü. Otizm veya bir başka rahatsızlıkla ilgili bir şey varsa, ailenin bilemediği, bilse de ‘Yapacak bir şey yok’ diye beklettiği o çocukların erken yaşta tanıya kavuştuğu, eğitime kavuştuğu, eksiklerin giderilebildiği, hayata daha iyi hazırlandığı bir yer. Anne baba zenginse. Anne baba yoksulsa, ne zaman okula gidecek, o zamana kadar eğitimden, gözlemden, tedaviye veya birtakım yetenek geliştirici eğitimlerden mahrum kalacak yoksullar. Burada biz dedik ki ‘Cumhuriyet Halk Partili belediyeler hızla yoksulların çocukları için bu etkinlik merkezlerinden vatandaşın kreş dediği bu yerlerden bolca açsın. Dönem sonu Türkiye genelinde 1000 kreş olsun’ dedik. Buradan Kayseri’deki ev hanımı ablamın, Trabzon’daki, Iğdır’daki bizi dinleyenlere şunu söylüyorum. Şu an ikinci yıldayız. Daha önümüzde üç yıl var. Ama 801 kreşimizde şu an öğrenciler eğitim görüyor. Hedefin yüzde 80’ini tutturmuş durumdayız. Biz kreş yaparız AK Parti yapmaz. Niye yapmaz? Çünkü şöyle bakar. Kadının işi çocuğu doğurmak. Onun işi çocuğu büyütmek. Varsa yaşlı ona bakmak. Engelli varsa ona bakmak ve yemek yapmak. Ne yapacak kreşe çocuğu var bırakacak da gidecek çalışacak, hayata karışacak? Biz bu yaklaşıma itiraz ettiğimiz için burada 801 kreşe geldik, 1000 hedefini hızla tutturacağız, durmadan devam edeceğiz. Ama iktidarımızda her mahallede bir kreş kuracağız, parti programımızda bu yazıyor. Yine ‘Öğrenci yurtları yapın’ dedik, yurt daha zor bir iş. Hedef 100. Şu anda Sayın Genel Başkanım 77 öğrenci yurdumuz faal durumdadır. Sabah kahvaltısı, akşam yemeği ile öğrencilerimize hizmet etmektedir. İki yılda hedef yüzde 77 tutturulmuştur. İnşaat halinde yurtlarımız, inşaat halinde çok sayıda kreşlerimiz vardır. Kent lokantalarını İstanbul’da Ekrem Başkan’ın markalaştırdığı kent lokantalarında Türkiye’de ulaştığımız sayı 172’dir. İstanbul’daki sayı 18’dir. Yalnız İstanbul’da rekabet halinde bir büyükşehir belediyemiz vardır. Gelecek ay açılacak kent lokantaları ile İstanbul’dan daha çok kent lokantası olan büyükşehir şehrimizde Manisa Büyükşehir Belediyesi’dir. Başkanı buradadır. Rahmetli Ferdi Zeyrek‘in koyduğu hedeflere arkadaşlarımız ulaşmak için, Besim Başkanımız var gücüyle, aynı vizyonla çalışmaktadır.”
“DIŞARIDA 400 LİRAYA SATILAN PEYNİR, HALK MANDIRA’DA 270 LİRA”
“Sayın Genel Başkanım bir de şunu söyleyeyim, sözlerimi tamamlayayım. Gülşah’ı andık, Ferdi’nin adını andık. Bu rahmetli Ferdi benim çok eskiden beri arkadaşım. Bizim Demirhan’la birlikte. Ferdi böyle sohbet ederken ikide bir bana şöyle derdi. ‘Ya Özgür.’ Sonra Özgür Başkan, sonra Genel Başkan. Genel Başkanken demedi ama Grup Başkanvekiliyken. ‘Ya mandıracılıkta çok iyi para var be abi. Manisa’da üç-beş mandıra sayıyor. ‘Adamlar zengin oldu abi’ falan. ‘Gel bir mandıra açalım.’ Ben de temel bir prensibimdir. ‘Ferdi bilmediğin işi yapma, sen bir mimarsın mimarlık yap. Ben eczacıyım eczacılık yapayım. Bu mandıra işine giremeyiz abiciğim’ derdim, girmezdik. Rahmetli belediye başkanı seçildi. Bir ayın sonunda beni İzmir Havaalanı’nda karşıladı. Manisa’ya doğru giderken ‘Genel Başkanım ne açıyorum bil bakalım?’ dedi. ‘Ne açıyorsun?’ ‘Mandıra açıyorum’ dedi. Adına Halk Mandıra koydu. Manisa’da açtı, bütün ilçelere yaydı. Hatta çok dikkatini çekmiş Muğla Dalaman da bayilik istemiş, Dalaman’a da bayilik verdi. O Halk Mandıra Manisa’da çalışıyor. Her Kent Lokantası içinde Halk Mandıra‘nın bir köşesi var. Oradan köylüden toplanan sütler İzmir’deki fabrikalarda, İzmir Büyükşehir‘in fabrikalarında, onun atıl olduğu saatlerde çalışarak süte dönüşüyor, pastörize edilmiş süte dönüşüyor, taze süte dönüşüyor ve şişeleniyor. Peynir oluyor, tereyağı oluyor, yoğurt oluyor. Kapış kapış satılıyor. Bizim arkadaşlar diyor ki ‘Çok merak ediyoruz ama utanıyoruz, alamıyoruz ihtiyacı olan alsın diye.’ Sayın Genel Başkanım Ferdi Zeyrek‘in söylediği bu Halk Mandalar şimdi hızla bütün Türkiye’ye yayılıyor. Notta yok. Halk Mandıra‘da peynir dışarıda kaç para, bizde kaç para? Bir söyle bakalım Başkan? Mesela dışarıda 350 liraya satılan peynir 250 liraya satılıyor. Dışarıda 400 liraya satılan peynir 270 liraya satılıyor. Ferdi bir taraftan hem çalışma arkadaşlarını bir yerden görüyor, hem de o çocukluktan beri hayal kurduğu mandırayı halkın yararını açtığı 17 mandırayla Manisa’da ve Türkiye’de sürdürüyor. Ümit ediyorum ki herkesin her yerden dilediği her ürünü satın alabileceği alım gücüne kavuşana kadar düşük gelir seviyesindekilere onların bütçesine uygun kiralık konutlar, onların bütçesine uygun konutlar, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Halk Market, Halk Ekmek, Halk Mandıra’sında eti, sütü, peyniri ucuza sağladığımız uygulamaları tüm Türkiye’de yaygınlaştıracağız. Temel vatandaşlık geliri ile tüm sosyal yardımları bir şemsiye altında toplayacağız. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes onurlu bir şekilde barınma, yaşama, beslenme ve ailesini bir şekilde geçindirme imkanına kavuşacak. Ona bu işi sağlayana kadar temel vatandaşlık gelirini sağlayacağız.”
“BAYRAĞI DİĞERİ ELİNE ALIR VE BU YÜRÜYÜŞ SÜRER”
“Türkiye, bu topraklar sosyal demokratlar tarafından yönetilmenin, yani yoksulluğu yönetmek yerine yok etmeye azmetmiş kadrolar tarafından yönetilmenin, dünyadaki iyi örnekleri Türkiye’ye getirilen kadrolar tarafından yönetilmenin tadına varacaklar ve bir daha bu tattan ayrılmayacaklar. Aynı kazandığımız belediyeleri daha yüksek oylarla kazandığımız, daha büyük farkla kazandığımız gibi bu yürüyüşün yerel yönetimler üzerinden devam etmekte olduğunu görenler belediye başkanlarımıza saldırıyorlar, başta Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere başkanlarımızı cezaevinde tutuyorlar. Ama biraz önce Sevgili Cemil Başkan’ın söylediği gibi biz elimizde bayrağı şahsen taşımıyoruz. Şahsen taşıyan düşünce bayrak düşer. Biz elimize verilen bayrağı partimiz adına taşıyoruz. Birimiz; partinin bir evladı, görev düşmüş Genel Başkan olmuş. Öbürü büyükşehirde görevli. Bir diğeri Genel Başkan Yardımcısı, biri il başkanı, bir diğeri milletvekili. Ama bayrak milletin elimize verdiği bayrak. Bayrak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtardığı bu toprakların üzerinde dalgalanan ay - yıldızlı al bayrak. Bayrak vazife için, bayrak çalışmak için. Onun için düşen düştüğü yerde kalır. Bayrağı biri eline alır ve yürüyüş sürer. Bu yürüyüş parti iktidar olana kadardır. Bu yürüyüş memlekette yoksul ve evsiz - barksız kalmayana, kimse yoksulluktan dolayı geride kalmayana, hiçbir çocuğun da boynu bükük kalmayana kadardır. Yolumuz açık olsun, yolunuz açık olsun. Tüm belediye başkanlarımızla gurur duyuyoruz. Çok daha iyi günlerde hep birlikte olmayı ümit ediyoruz. Hepinizi saygı ile selamlıyorum.”
30.03.2026
19.03.2026
18.03.2026
06.03.2026
06.03.2026
18.02.2026
11.02.2026