16.09.2026
Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte çocukların eğitim hakkı ve çocuk işçiliği sorunu bir kez daha Türkiye'nin gündemine taşındı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Deniz Demir, çocukların okul sıralarında olması gereken yaşlarda tarlalarda, sanayide, inşaatlarda ve çeşitli işyerlerinde çalıştırılmasına sert tepki gösterdi.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine dayandırılan açıklamalara göre; yalnızca Ağustos ayında 15 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. Bu çocuklardan 2'sinin Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında çalıştırıldığı belirtilirken, 2026 yılı içerisinde İSİG Meclisi tarafından tespit edilen toplam çocuk işçi ölümü sayısı ise 62'ye ulaştı.
"AĞIR EŞİTSİZLİK ORTAYA ÇIKIYOR"
Eğitim-öğretim yılının başladığı günlerde açıklanan bu tablonun, Türkiye’de çocukların eğitim hakkı ile çalışma yaşamı arasındaki derin eşitsizliği gözler önüne serdiğini vurgulayan CHP'li Deniz Demir şu değerlendirmelerde bulundu:
“Okullar açıldı. Çocuklarımızın sınıflarında olması, kitaplarına kavuşması, arkadaşlarıyla vakit geçirmesi ve gelecekleri için eğitim alması gereken bir dönemdeyiz. Ancak Türkiye’nin gerçek gündemlerinden biri hâlâ çocuk işçiliği. 2026 yılında şu ana kadar en az 62 çocuk işçinin çalışırken hayatını kaybettiği bir ülkeden söz ediyoruz. Yalnızca ağustos ayında 15 çocuğumuzu iş cinayetlerinde kaybettik.”
ÇOCUK İŞÇİLİĞİ BİRKAÇ MÜNFERİT ÖRNEKTEN İBARET DEĞİL
Çocuk işçiliğinin metal sanayi, inşaat ve ticaret gibi pek çok farklı işkolunda yaygınlaştığına dikkat çeken Demir, özellikle MESEM uygulamaları ve mevsimlik tarım işçiliğine vurgu yaparak şunları kaydetti:
Çocuk işçiliğini yalnızca birkaç kötü örnekten ibaretmiş gibi değerlendirmek büyük bir yanılgıdır. Bugün çocuk emeğini sistematik biçimde çalışma hayatının içine çeken bir sistemle karşı karşıyayız. MESEM üzerinden eğitim çağındaki çocuklar işletmelerde çalıştırılırken, özellikle kırsal bölgelerde çocuklar mevsimlik tarımın ağır koşullarına mahkûm ediliyor.
"ÇOCUKLARIN EĞİTİMDEN KOPMASINI NORMALLEŞTİREMEYİZ"
Çocuk işçiliğinin yalnızca çalışma hayatının değil, doğrudan bir eğitim politikası meselesi olduğunun altını çizen Deniz Demir, devletin temel sorumluluğuna dikkat çekti:
“Çocukların okuldan kopup çalışmaya başlamasını normalleştiremeyiz. Bir çocuğun ailesine ekonomik katkı sağlamak zorunda bırakılması, eğitim hakkından vazgeçmesi normalimiz olmamalı. Devletin görevi çocukları işgücüne katmak değil, çocukların eğitim hakkını güvence altına almaktır.”
Mevsimlik tarım işçisi çocukların eğitimden aylarca uzak kaldığını ve ağır koşullarda çalıştırıldığını hatırlatan Demir, çocuk işçiliğinin önlenmesi amacıyla kapsamlı bir mücadele programının hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
KALICI MÜCADELE ÇAĞRISI
Açıklamasını kalıcı çözümler ve toplumsal bir vicdan muhasebesi çağrısıyla tamamlayan CHP'li Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çocuk işçiliğine karşı günü kurtaran değil, kapsamlı ve kalıcı bir mücadele programına ihtiyaç var. Çocukları eğitimden koparan uygulamalar, mevsimlik tarım işçiliği ve kayıt dışı çocuk emeği bütün yönleriyle ele alınmalı. Çocukların yoksulluk nedeniyle çalışmak zorunda kalmadığı, eğitimden koparılmadığı ve işyerlerinde hayatını kaybetmediği bir düzen kurulmalı. Okullar açılırken sormamız gereken soru belli: Kaç çocuğumuz bugün sınıfında, kaç çocuğumuz geçinebilmek için çalışıyor? 62 çocuğun hayatını kaybettiği bir tabloda bu sorunun yanıtını hiç kimse görmezden gelemez.”
21.05.2026
20.05.2026
20.05.2026
15.05.2026
15.05.2026
07.05.2026
06.05.2026