25.08.2026
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:
- “81 ilin il başkanı, ilçe başkanları, gençlik kolları, kadın kolları hep beraber çalışacağız. Uyumak yok, istirahat yok, eğlenmek yok.”
- “Önce vatandaşla aramızda güven ilişkisini kurmamız lazım. Bize oy vermeyen vatandaşı bile evet bunlar doğruyu söylüyor diyecek noktaya getirmemiz lazım. Biz bir avuç insanın değil milyonların sesi olmak ve onlar için mücadele etmek zorundayız.”
- “Siyaset zenginleşme aracı değildir. CHP iktidarı dışındaki bütün iktidarların batış noktası siyaseti zenginleşme için kullanmalarıdır. O nedenle bunların tamamı tarihin çöp sepetine gittiler.”
- “Kim siyaset yapıp zenginleşiyorsa bilin ki vatandaşın cebindeki parayı çalıyordur, devletin hazinesine el uzatmıştır. Biz beytülmale el uzatan bir gelenekten gelmiyoruz.”
- “Devlet bir kişinin, bir siyasi partinin ya da bir grubun malı değildir. O nedenle biz tek adam rejimine karşı çıkıyoruz. Saray rejimine karşı çıkmamızın temel nedeni budur.”
- “CHP'den ayrılanlarla sakın ola ki bir tartışmaya girmeyin. Bizim derdimiz ayrı, kısır tartışmalara sakın girmeyin. Biz, ülkemizin sorunlarını çözmek için yola çıktık.”
- “Partinin politikalarını belirleyen en üst organ Kurultaydır, ikinci organ Genel Başkanlıktır, üçüncü organ Parti Meclisidir, dördüncü organ Merkez Yönetim Kuruludur. Partinin politikalarını bunlar belirlerler. Yani her birimiz bireysel olarak parti politikasını belirleyemeyiz, o kaos yaratır.”
- “Tüzüğümüzü değiştireceğiz, ön seçimi zorunlu hale getireceğiz. Merkezin güçlendirilmesinin yarattığı sakıncaları tarih içinde çok yaşadık. Örgüte güven duymak lazım, örgütün iradesine saygı duymak lazım.”
- CHP’nin ahlaki üstünlüğü bütün tarih boyunca kanıtlanmıştır; biz kirli adamları yanımızda tutmadık, kirli adamlarla yol yürümedik, ahlaklı, temiz, dürüst insanlarla yol yürüdük.”
- “Önümüzdeki süreçte görkemli bir kurultay yapacağız. Cumhuriyet Halk Partisi'ni tekrar kuruluşundaki ahlaki kodlara oturtacağız.”
- “Bizim söylediklerimiz belli, hayatımız belli, yaşam tarzımız belli, evlatlarımız belli. Biz kendisini ülkeye adamış insanlarız.”
- “Emeklilerle ilgili de güzel projelerimiz var, yeri zamanı gelince hepsini açıklayacağız. Projeleri ben açıklayacağım, sizler 81 ilde ve bütün ilçelerde bunu seslendireceksiniz.”
- “Çerçeve yasayla ilgili olarak ilk ve en önemli görüşü, söylemi dile getiren parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Bu ülkenin huzurunu istiyoruz. Bu ülkenin barışını istiyoruz. Bu ülkenin kendi coğrafyasında ve komşu coğrafyalarda büyümesini istiyoruz.”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Türkiye'nin mevcut sosyo-ekonomik tablosu, partinin ahlaki ve tarihsel sorumlulukları, saha çalışmaları, tüzük reformu ve örgüt yapısına dair kapsamlı mesajlar veren CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, tüm kadrolara 24 saat esasıyla çalışma çağrısında bulundu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Yeni bir süreçte hepimiz birlikte çalışacağız. Ülkenin içinde bulunduğu koşulları ben de biliyorum, siz de biliyorsunuz. Hangi zorlukları yaşadığımızı ben de biliyorum, siz de biliyorsunuz. Şunu her yerde kararlılıkla anlatacaksınız: Bir yerde sorun varsa o sorunun çözüm adresi Cumhuriyet Halk Partisi'dir, bunu her yerde söyleyeceksiniz” dedi. CHP lideri Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
“81 İLİN İL BAŞKANI, İLÇE BAŞKANLARI, GENÇLİK KOLLARI, KADIN KOLLARI HEP BERABER ÇALIŞACAĞIZ”
Bugüne kadar hangi iktidar gelirse gelsin, her sorunun çözümünü ilk kez Cumhuriyet Halk Partisi seslendirmiştir ve arkasından iktidar Cumhuriyet Halk Partisi'nin dediğini yapmıştır. Çünkü onlar sorunları görmezler ama biz sorunları görürüz. Onlar dertleri bilmezler ama biz dertleri biliriz. Onlar vatandaşla bizim konuştuğumuz gibi samimi konuşmazlar ama biz samimi konuşuruz. Onlar dürüst değiller ama biz dürüst insanlarız, biz ahlaklı insanlarız. O nedenle görev sadece benim görevim değil, görev sadece sizin göreviniz de değil, görevi bizim öncülüğümüzde sorunu olan her yurttaşın üstlenmesi gerekiyor. Beraber mücadele edeceğiz, birlikte mücadele edeceğiz ama öncülüğü biz yapacağız, 81 ilin il başkanı, ilçe başkanları, gençlik kolları, kadın kolları hep beraber çalışacağız. Uyumak yok, istirahat yok, eğlenmek yok. Ülke bu kadar dertle boğuşurken biz rahat durmayacağız, köşelerimizde oturmayacağız. Mücadele edeceğiz. Mücadele evet, bedeli ne olursa olsun bu mücadeleyi vereceğiz. Birlikte vereceğiz mücadeleyi.
“CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NİN TEMEL ÜSTÜNLÜĞÜ AHLAKİ ÜSTÜNLÜKTÜR”
Hiç kimse unutmasın, Cumhuriyet Halk Partisi'nin temel bir kuralı vardır, temel bir üstünlüğü vardır: Ahlaki üstünlük. Bize her türlü suçlama yapılmıştır ama ahlaki üstünlüğümüze hiç kimse söz etmemiştir. Bizi eleştirirler ama bunlar doğru adamlardır derler bize. Biz doğru insanız, ahlaklı insanız. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partiliyiz, Halk Partililerin temel özelliği budur.
Bizler aynı zamanda cumhuriyetin kurucu iradesini temsil ediyoruz. Devlet kuran bir partiyiz. Sıradan bir parti değiliz. Devlet kuran bir partinin ahlaki üstünlüğü vardır. Devlet kuran bir partinin devlete sahip çıkması vardır. Devlet kuran bir partinin; insanları, vatandaşları ayrıştırmaması vardır. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi bütün bu alanlarda söz sahibi olmak, öneri getirmek ve bütün bu alanlarda çözüm üretmek zorundadır.
“MİLYONLARIN SÖZCÜSÜ VE SESİ OLMAK ZORUNDAYIZ”
Biz Cumhuriyet Halk Partiliyiz, bizim işimiz kolay değildir onu da söyleyeyim. Öyle gittik, vatandaş hemen geldi koşa koşa bize oy verdi değil. Önce vatandaşla aramızda güven ilişkisini kurmamız lazım. Güven ilişkisi evet. Bize oy vermeyen vatandaşı bile evet bunlar doğruyu söylüyor diyecek noktaya getirmemiz lazım. Bunların yaptıklarından bıktık. Vatandaş perişan vaziyette, herkes perişan vaziyette ama bir avuç insan krallar gibi yaşıyor. Biz bir avuç insanın değil, biz milyonların sözcüsü, milyonların sesi olmak zorundayız. Onlar için mücadele etmek zorundayız.
“SİYASET ZENGİNLEŞME ARACI DEĞİLDİR”
Değerli arkadaşlarım, Cumhuriyet Halk Partisi bir makamın, bir dönemin ya da bir kadronun değil, milletin ortak geleceğine kilitlenmiş olan bir partidir. Biz kadro hareketi miyiz? Evet. Hangi kadro hareketi? Millet için çalışan bir kadroyuz. Vatandaş için çalışan bir kadroyuz. Ve o kadronun gereklerini yapmak için biz mücadele ediyoruz. Unutmayın gittiğiniz her yerde tekrar edin, her yerde lütfen söyleyin; siyaset zenginleşme aracı değildir. Nokta. Bunu her yerde söyleyin. Siyaset zenginleşme aracı değildir. Bakınız, CHP iktidarı dışındaki bütün iktidarların batış noktası siyaseti zenginleşme için kullandıklarıdır. O nedenle bunların tamamı tarihin çöp sepetine gittiler. Siyaseti, zenginleşme aracı kabul ederseniz, belli bir makama ve mevkiye gelirseniz, yolsuzluk yaparsanız, cebinizi doldurursanız, yandaşların cebini doldurursanız, milletin fakirliğini görmezseniz, tarihin çöp sepetine bir süre sonra vatandaş gönderir.
“BİZ BEYTÜLMALE EL UZATAN BİR GELENEKTEN GELMİYORUZ”
Bizim ahlaki üstünlüğümüzün temel felsefesi budur. Hep beraber, hep birlikte söyleyeceksiniz. Siyaset zenginleşme aracı değildir. Kim siyaset yapıp zenginleşiyorsa bilin ki vatandaşın cebindeki parayı çalıyordur, devletin hazinesine el uzatmıştır. Biz beytülmale el uzatan bir gelenekten gelmiyoruz. Öyle bir düşüncemiz yok. Allah da göstermesin. Bizim tek düşüncemiz var; vatandaşın varlıkta olmasıdır, evinde huzur içinde yaşamasıdır, elektriğinin kapatılmamasıdır, suyunun kesilmemesidir, evine ekmek götürmesidir, hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesidir, her evde huzurun ve bereketin olmasıdır. Bizim temel amacımız, temel felsefemiz budur, siyaset…
“VATANDAŞ BİZDEN GÜÇ ALMALI”
Biz eğer bunu yapmazsak, bunu dillendirmezsek sesli sesli dillendirmezsek olmaz. Yarım ağızla dillendirirsek olmaz. İnanarak, inanarak ve bütün gücümüzle, bütün moralimizle bunu dillendireceğiz. Vatandaş bizden güç almalı. Vatandaş bekliyor. Dünyanın sorunu var. Tarladaki çiftçi bekliyor, esnaf bekliyor, sanayici bekliyor. Herkes bekliyor. Ve herkesin kafasında şu soru işareti var: Ne olacak bu memleketin hali? Evet, herkesin kafasındaki temel soru o. Ne olacak bu memleketin hali? Siz diyeceksiniz ki; hiç meraklanmayın, sizden tek şey istiyoruz, kim ahlaklı davranıyorsa, kim beytülmale el uzatmayacaksa, kim devletin hazinesini boşaltmayacaksa, kim devletin hazinesini vatandaşın çıkarı için kullanacak ve onu harcayacaksa ben ona ben onun yanında olacağım diyeceksiniz. Biz onu yapacağız diyeceksiniz. Ve sen onlara oy verirsen Türkiye'nin tarihini değiştireceksin. Bunların yapılması lazım. Bunların yapılmadığı ortamda, bunların dillendirilmediği ortamda Türkiye sorunlarını çözemez.
“SİYASET HALKA HİZMET ETME ALANIDIR VE KUTSAL BİR GÖREVDİR”
Vatandaşa şunu da söyleyeceksiniz: Siyaset halka hizmet etme alanıdır ve kutsal bir görevdir. Çünkü vatandaşa hizmet etmek, milyonlara hizmet etmek, milyonların sorunlarını çözmek. Bunun içinde engelli de var, yeni doğmuş çocuk da var; en yaşlımız da var, en gencimiz de var; üniversiteye giden öğrenci de var, esnafımız da var, sanayicimiz de var; dükkanını kapatmak üzere olan, kepenk indirmek üzere olan esnafımız da var. Biz bütün bunların sorunlarına talibiz. Bir daha ifade edeyim. Biz bütün bu vatandaşların sorunlarına talibiz. Parasına değil, puluna değil sadece ve sadece sorunlarına talibiz. Görsünler bir sorun nasıl çözülür. Biz sorunları çözeceğiz.
“TÜRKİYE'NİN İHTİYACI GÜVENİLİR SİYASETTİR”
Değerli arkadaşlarım, Türkiye'nin ihtiyacı güvenilir siyasettir. Biz vatandaşa güven verirsek sorun çözülür. Vatandaş güvenilir insan arıyor. Memleketin sorunlarını çözecek güvenilir bir siyaset arıyor. Kim çalmaz, kim çırpmaz, kim benim için çalışır, evlatlarım için çalışır, çocuklarım için çalışır. Bunlar için bir çalışma yapmak gerekiyor.
Değerli arkadaşlarım, dolayısıyla il başkanlarımızın görevi, il başkanlarımızın görevi makam odaları değil, Genel Merkezdekilerin görevi makam odaları değil; tarlalardır, esnaftır, fabrikalardır, çöpten kâğıt toplayan insanların evidir, evine zor ekmek götüren emeklinin yeridir. Bizim mekanlarımız oralar olmak zorundadır. Eğer mekanları oraya taşıyabilirsek Türkiye'nin sorunlarını çözeriz ve karşılıklı güveni oluştururuz.
Değerli arkadaşlarım, siyaset kişisel hesaplardan da arınmak zorundadır. Eğer biz siyaseti kişisel hesaplaşmaya indirgersek vatandaşa güven vermeyiz. Ali bunu yaptı, Veli bunu yaptı, öbürü şunu yaptı. Hayır. Biz neyi yapacağız? Biz onu anlatacağız. Biz neyi yapacağız? Biz çözeceğiz demekle olmaz. Nasıl çözeceğimizi de halka anlatmak zorundayız. O zaman Türkiye belli bir noktaya taşınmış olacaktır.
“TEK ADAM REJİMİNE KARŞI ÇIKMAMIZIN TEMEL NEDENİ DEVLETTİR”
Değerli arkadaşlarım; devlet bir kişinin, bir siyasi partinin ya da bir grubun malı değildir. Bir daha ifade edeyim. Devlet bir kişinin, bir siyasi partinin ya da bir grubun malı değildir. O nedenle biz tek adam rejimine karşı çıkıyoruz. Saray rejimine karşı çıkmamızın temel nedeni budur. Devleti kendi malı, kendi kişisel ihtiyaçlarını karşılayacak bir organ olarak gören bir anlayışa şiddetle karşıyız. Bu doğru değildir. Buradan Türkiye'yi kurtarmak zorundayız. Bizim iktidarımızda devlette liyakat olacak, ahlak olacak, erdem olacak, güven olacak, adalet olacak, hukuk olacak. Ve biz yasa dışı her şeyle mücadele edeceğiz. Vatandaşın cebinden kim parayı çalıyorsa onlarla mücadele edeceğiz. Bizim görevimiz çetelerle mücadele etmek, baronlarla mücadele etmek, uyuşturucu baronlarıyla mücadele etmek, devleti soyanlarla mücadele etmek. Ahlaki üstünlüğümüzü bu mücadeleyle kanıtlamış olacağız. Bunu da bütün arkadaşlarımın bilmesini isterim.
“KISIR TARTIŞMALAR İÇİN DEĞİL, ÜLKEMİZİN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YOLA ÇIKTIK”
Bir şey daha istiyorum sizden. Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılanlarla sakın ola ki bir tartışmaya girmeyin. Bizim derdimiz ayrı, kısır tartışmalara sakın girmeyin. Böyle bir tartışmaya asla muhatap olmayın. Biz kısır tartışmaları değil, kendi ülkemizin sorunlarını çözmek için yola çıktık. Bize şunu söylüyor bunu söylüyor derlerse, biz diyeceğiz ki ne derlerse desinler biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak kısır tartışmaların bir parçası olmayız. Memleketin bu kadar sorunu varken biz bu sorunları çözmeye çalışacağız.
“PARTİNİN POLİTİKALARINI KURULTAY, GENEL BAŞKANLIK, PM VE MYK BELİRLER”
Evet arkadaşlar, biraz da içeriden söz edeyim.
Değerli arkadaşlarım, önümüzdeki süreçte bir çalışma yapacağız ama önce şunu da ifade edeyim. Partinin politikalarını kim belirler? Bir partinin politikalarını kim belirler? Partinin politikalarını belirleyen en üst organ Kurultaydır, ikinci organ Genel Başkanlıktır, üçüncü organ Parti Meclisidir, dördüncü organ Merkez Yönetim Kuruludur. Partinin politikalarını bunlar belirlerler. Yani her birimiz bireysel olarak parti politikasını belirleyemeyiz, o kaos yaratır. Örgütler belirlenen parti politikalarını alanda anlatırlar. Tarlaya gittiği zaman CHP ne düşünüyor? Sanayiye gittiği zaman CHP ne düşünüyor? Asgari ücretliye gittiği zaman CHP ne düşünüyor? Bütün bu alanlarda bizim belirlediğimiz politikaları dillendireceksiniz. Türkiye Büyük Millet Meclisi grubu yani milletvekilleri… Milletvekilleri de parti politikasını belirleyemezler. Onlar, belirlenen parti politikasını Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ve alanda dillendirirler, onların görevi o. Belediye Başkanları ise belirlenen parti politikasının sahadaki uygulayıcılarıdır. Örneğin deriz ki kreş açılacak, belediye başkanı kreş açar. Uygulayıcıdır. Yoksullara yardım yapılacak. Borcunu ödemedi diye elektriği kesilen kişinin borcunu ödeyecek ve onun evine elektrik gelmesini sağlayacak. Dolayısıyla belediye başkanlarımız da uygulayıcılardır.
“TÜZÜĞÜMÜZÜ DEĞİŞTİRECEĞİZ, ÖN SEÇİMİ ZORUNLU HALE GETİRECEĞİZ”
Bu arada değerli arkadaşlarım bir şey daha ifade edeyim sizlere. Kurultaydan önce bir toplantı yapacağız. Değerli arkadaşlarım, bu toplantıyı da il başkanları, ilçe başkanları, kadın kolları, gençlik kolları hep beraber yapacağız. Neyi nasıl değiştireceğimiz konusunda sizlerin görüşlerini ayrı ayrı alacağız. Kadın Kolları ne düşünüyor, Gençlik Kolları ne düşünüyor, İlçe Başkanlarımız ne düşünüyor, İl Başkanlarımız ne düşünüyor, Milletvekillerimiz ne düşünüyor; onların tek görüşlerini alacağız.
Ama bir şeyin sözünü hepinizin huzurunda veriyorum. Bunu tarihin önünde de bir görev olarak kabul ediyorum. Tüzüğümüzü değiştireceğiz, ön seçimi zorunlu hale getireceğiz, bunu bilmenizi istiyorum. Merkezin güçlendirilmesinin yarattığı bazı sakıncalar ve o sakıncaları tarih içinde çok yaşadık. Örgüte güven duymak lazım. Örgütün iradesine saygı duymak lazım. Elbette ki eksiklikler olabilir ama eksikliği örgüt bazında gidermek kolay ama temelde gidermek zor olabilir. O nedenle bunu da yapacağız.
“SİZE DESTEK ORDUSU GÖNDERİRİZ, YETER Kİ SİZ KARARLI OLUN”
Değerli arkadaşlarım sizden 24 saat çalışmanızı bekliyorum. Bir şey daha. İlin karşılaştığınız sorunları. Ankara'da oturanlar bunu bilmeyebilirler. Sorunu görmeyebilirler. Sorunla ilgilenin. Eğer derseniz ki bize mutlaka bir milletvekili grubu gönderin, size hemen ertesi gün milletvekili grubumuzu göndeririz. Grup Başkanımız burada, o da sizleri dinliyor. Dolayısıyla milletvekili desteği isterseniz biz milletvekili desteği göndeririz. Bakarsınız uygulamaya, sorunlara bakarsınız, milletvekilimiz bakar; parlamentoda mı dile getirilecek, bakanlıklarda mı girişimde bulunacak, bir önerge mi verilecek? Bütün bunların hepsi üzerinde de ayrıca duracağız. Sizden isteğim 24 saat çalışmak. Öyle 12 saat, 8 saat değil, 24 saat çalışmak. Tabii 24 saat çalışmak derken 24 saat alanda değil ama şuranın çalışması lazım. Nerede sorun var, nerede sorunu çözemiyorsunuz; hemen açacaksınız telefonu arkadaşlara, Genel Başkana diyeceksiniz ki; şöyle bir sorunumuz var, çözemiyorum, gücüm yetmiyor veya yetersiz, destek verin. Size destek ordusu göndeririz, yeter ki siz kararlı olun. Bunların hepsini yapabiliriz. O nedenle sizden isteğim alana hâkim olun. Siz eğer makamlarınızda oturursanız, oraya bir protokolün gereği olarak benim makamımdır derseniz olmaz. Siyasette makam yoktur arkadaş; siyasette makam vatandaşın kalbidir, oraya oturuyorsanız en güzel makamı işgal etmişsiniz demektir, en güzel makama sahipsiniz demektir. Yoksa bir bürokratik anlayışla makamda oturursanız bu doğru değil. Gideceksiniz hiçbir şey yapmasanız dahi sokakta, caddede yürürken ya gidip şu esnafın bir çayını içeyim bir dinleyeyim diyeceksiniz. Özellikle de bize oy vermeyen, bize mesafeli olan vatandaşın çayını içmek kadar güzel bir şey yoktur. Dertleşeceksiniz. O da size derdini anlatacak. Güven içinde derdini anlatacak. Bunları yaptığımız zaman emin olun ahlaki temelli bir siyaseti oluşturacağız.
“VATANDAŞIN MUTFAĞINA GÖZ DİKMEDİK”
Ahlaki temelli siyasette eksik olan ahlaktır. Gidin hangi partiye oy veriyorsa versin, siyasette ahlak var mıdır diye bir soru sorun. Vallahi size söyleyeceği ilk şey ahlak yok. Ama biz arkasından şunu diyeceğiz: CHP’nin ahlaki üstünlüğü bütün tarih boyunca kanıtlanmıştır; biz kirli adamları yanımızda tutmadık, kirli adamlarla yol yürümedik, ahlaklı, temiz, dürüst insanlarla yol yürüdük. Belki yanlışımız da olabilir, eksiğimiz de olabilir, hatamız da olabilir. Ama vatandaşın mutfağına göz dikmedik. Vatandaşı her yerde her zaman kucakladık. Vatandaşın sorunlarına eğildik. Onun derdi bizim derdimizdir. Biz saraylarda oturmadık. Krallar gibi yaşamadık. Bir elimiz yağda, bir elimiz balda olmadı hiçbir zaman. Biz herkesin zengin, herkesin varlıklı, her evde huzurun olmasını istiyoruz. Türkiye zengin bir ülke ama o zenginlik bir avuç insana akıyor. Biz istiyoruz ki o zenginlik herkese aksın; Hakkâri’ye de olsun, Tekirdağ'a da olsun, Kırşehir'e de olsun, Nevşehir'e de olsun, Antalya'ya da olsun, Sinop'a da olsun. Türkiye'nin her tarafına bu zenginlik yayılsın ve adalet olsun. Adaleti savunacağız. Adaletin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz arkadaşlar. Ne diyor Mevlâna? ‘Adalet kutup yıldızı gibidir. Bütün kâinat onun etrafında döner.’ Eğer bütün kâinatı adaletin etrafında döndüreceksek bunu hak eden tek parti CHP'dir. Biz temiz siyasetten yanayız. Ahlaklı siyasetten yanayız. Doğru siyasetten yanayız. Eksiğimiz olabilir, yanlışımız da olabilir, kusurumuz da olabilir. Ama bunları telafi etmesini bilen bir partiyiz. Eleştirilere değer veren bir partiyiz. Eleştiri kadar değerli bir şey yoktur. O nedenle eleştirilere de değer vereceğiz.
“CUMHURİYET HALK PARTİSİ'Nİ YENİDEN KURULUŞUNDAKİ KODLARA OTURTACAĞIZ”
Önümüzdeki süreçte kurultayımızı da yapacağız. Görkemli bir kurultayımızı yapacağız. Cumhuriyet Halk Partisi'ni tekrar kuruluşundaki ahlaki kodlara oturtacağız. Sizlerin bir görevi var. Sizler, Cumhuriyet Halk Partisi'ni yeniden ahlaki kodlara kavuşturacak olan il başkanlarısınız, bu kadar değerlisiniz. Farkında mısınız bilmiyorum ama bulunduğunuz görev, üstlendiğiniz görev Cumhuriyet Halk Partisi'ni kuruluşundaki kodlara döndüren görevdir. Bu kadar değerli bir görev üstlendiniz. O nedenle gittiğiniz her yerde ahlaktan, erdemden, bilgelikten söz edeceksiniz. Güzellikten söz edeceksiniz. Bunu yaptığımız zaman güveni oluştururuz. İkna edemeyeceğimiz hiç kimse yoktur. Sizden rica ediyorum il başkanları olarak; 30 kişiyi mi ikna edemiyorsunuz, 100 kişiyi mi ikna edemiyorsunuz, hemen bana telefon açacaksınız. ‘Sayın Genel Başkanım burada 30 arkadaşımız var, bunlar önemli kanaat önderleri, bunları gelin ikna edin.’ Söz geleceğim, onlarla konuşacağım ve tamamını ikna edeceğim. Bana yeter ki çalışın.
“SİYASET, ÜLKEYE ADANMIŞLIKTIR”
Çünkü bizim söylediklerimiz belli, hayatımız belli, yaşam tarzımız belli, evlatlarımız belli. Biz kendisini ülkeye adamış insanlarız. Siyaset adanmışlıktır arkadaşlar. Ülkeye adanmışlıktır siyaset, vatandaşa adanmışlıktır siyaset, doğaya adanmışlıktır siyaset. Siyaset zenginleşme aracı değil, malı götürme aracı değil siyaset. Bizim saraylarda oturma gibi bir niyetimiz yok. Biz vatandaşın sofrasına oturduğumuzda, o sofra bütün sarayların sofrasından daha değerlidir. Çünkü o sofrada alın teri vardır. Alın teri. O alın terini biz kutsayacağız. Cumhuriyet Halk Partisi'nin özelliği budur. Biz bu özelliklerimizi büyük bir samimiyetle anlatacağız, yaşamımızla anlatacağız, konuşmalarımızla anlatacağız, davranışlarımızla anlatacağız. Göreceksiniz ki ikna edemeyeceğimiz hiç kimse yok. Türkiye'de vatandaş bir yol ayırımında. Kime oy vereyim diyor.
“TÜRKİYE'NİN ÇÖZÜLEMEYECEK HİÇBİR SORUNU YOKTUR”
Memleketin hali belli. O güveni vermek bizim görevimizdir, hepimizin ortak görevidir. Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Bakın bir daha söylüyorum. Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Ama çözecek insana, zenginleşmek için değil sorunu çözmek isteyen insana ihtiyacımız var. Böyle bir siyasete ihtiyacımız var. Az önce söyledim. Vatandaşa sorun: ‘Siyasetçiye güveniyor musunuz?’ Emin olun yüzde 90'ı siyasetçiye güvenmiyor. Diyeceksiniz ki: E bir de güvenen birisi var. Size güveniyor, vatandaşa güveniyor. E yetki verelim. Bakalım neler yapacak. Bakalım Cumhuriyet Halk Partililer kör kuruşa tenezzül edecek mi? Yoksa o kör kuruş vatandaşın hakkıdır, ona hakkını teslim mi edecek?’ Biz bunu yapmak zorundayız. Sorumluluğumuz ağır. Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu şartlarda sorumluluğumuz ağır. Daha dış politikaya girmedim, diğer alanlara girmedim. Onlar için gerekirse özel toplantılar da yaparız. Türkiye bulunduğu coğrafya itibariyle büyümek zorundadır, güçlenmek zorundadır. Sadece kendi coğrafyasında da değil dünyada da belli bir noktaya gelmek zorundadır, bir bölgesel güç pozisyonu yakalamak zorundadır. Ve Türkiye'nin bütün bunları yaparken bizim düşünmemize, çözüm üretmemize ve bu gücü ve bu başarıyı nasıl elde edeceğimize dair düşüncelerimizi halka anlatmamız lazım.
“OTO TAMİRCİLERİNE, ÇÖPTEN KÂĞIT TOPLAYANLARIN EVİNE GİDİN”
Sizden bir isteğim daha var. Oto tamircilerine gidin, onları dinleyin. Çöpten kâğıt toplayanların evine gidin, bir ziyaret edin, onların sofrasına bir oturun, çocuklarına küçük armağanlar alın. Kadın Kollarını alın, Gençlik Kollarını alın, beraber gidin onların sofrasına oturun. Bir fabrikaya gidin, üretimin nasıl yapıldığını görün. Sanayicinin hangi alanlarda size dert yandığını göreceksiniz. İşçilerle oturun konuşun. Sigortasız çalışan yüzbinler var. Emeklinin sofrasına oturun. Emekli derneklerini mutlaka ziyaret edin. Bir kişinin, bir emeklinin hak ettiği aylık bir türlü ödenmiyor. Emekliye verilecek olan para başkalarına gidiyor. Baronların cebine gidiyor, çetelerin cebine gidiyor. Emeklinin hakkını, hukukunu savunacaksınız. Emeklilerle ilgili de güzel projelerimiz var, yeri zamana gelince hepsini açıklayacağız. Projeleri ben açıklayacağım, sizler 81 ilde ve bütün ilçelerde bunu seslendireceksiniz.
“ÇERÇEVE YASAYLA İLGİLİ İLK GÖRÜŞÜ DİLE GETİREN CHP'DİR”
Bakın Türkiye bir barış süreci için bir çerçeve yasa parlamentoda çıkardı. Çerçeve yasayla ilgili olarak ilk ve en önemli görüşü, söylemi dile getiren parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Biz bunu yaptık. Bu ülkenin huzurunu istiyoruz. Bu ülkenin barışını istiyoruz. Bu ülkenin kendi coğrafyasında ve komşu coğrafyalarda büyümesini istiyoruz. Yeri geldiği zaman bu konularda size daha ayrıntılı bilgiler vereceğim.
“BİZ BÜYÜK BİR AİLEYİZ, TEMİZ BİR AİLEYİZ, GÜZEL BİR AİLEYİZ”
Şimdi birazdan sizleri dinleyeceğim.- arkadaşlarımla beraber. Büyük bir samimiyetle hem şikayetlerinizi hem sorunlarınızı dile getirin. Çünkü biz büyük bir aileyiz, temiz bir aileyiz, güzel bir aileyiz. Bu aileye kimse kara çalmamalı. Bu aile, tarihsel kökleri olan bir ailedir. Bu aile; ülkenin kalkınmasına, büyümesine adanmış bir ailedir. Bu aile, Türkiye'nin bütün sorunlarını çözmeye adanmış bir ailedir. Biz bunu yapacağız. Üniversitelere bakacağız, üniversitede sorunlarımız var. Sağlığa bakacağız, sağlıkta sorunlarımız var. İşsizlikte sorunlarımız var, ihracatta sorunlarımız var.
“YERİ, ZAMANI GELİNCE HESAP SORMAK BİZİM GÖREVİMİZDİR”
Faiz… Faizlere karşıydı ya. En yüksek faizi ödeyen iktidarın geldiği hale bakın. Bunu da çözeceğiz. Onlar çözemezler. Onlar tasarrufu esnafın sırtından yapıyorlar, emeklinin sırtından yapıyorlar; sırtı kalınlardan bir şey almıyorlar, malı götürenlerden bir şey almıyorlar, onlar el bebek, gül bebek bir yerde duruyor. Biz onların neler yaptığını çok iyi biliyoruz. Yeri, zamanı gelince de hesabını soracağız. Hiç kimse bizim kadar aklı başında, belgeye, bilgiye, bulguya dayalı hesap soramaz. Hesap sormak bizim görevimizdir. Kime hesap soracağız? İktidar sahiplerine hesap soracağız. Yönetenlere hesap soracağız.
Efendim hepinize yürekten teşekkür ederim. Sağ olun, var olun. Umarım keyifli bir toplantıyı gerçekleştireceğiz.
21.05.2026
20.05.2026
20.05.2026
15.05.2026
15.05.2026
07.05.2026
06.05.2026